Blog

5995 Sayılı Maden Kanunu’ndaki Değişikliklerin Ruhsat Sayıları ve Harç Gelirleri Üzerindeki Etkileri

5995 Sayılı Maden Kanunu’ndaki Değişikliklerin Ruhsat Sayıları ve Harç Gelirleri Üzerindeki Etkileri

Doğal kaynakların gerek birey ve toplum yaşamındaki gerekse de ekonomi ve sanayileşme
alanlarındaki önemi bilinmektedir. Günlük hayatımızda kullandığımız araçların tamamına yakınının doğal kaynaklardan, özellikle de madenlerden sağlanmasından
dolayı madenler artık insanların vazgeçilmez değerleri haline gelmiştir. Günümüzde yüksek teknolojiye, ekonomik ve refah düzeyine ulaşmış ülkelerin büyük bir kısmı, bulundukları
bu duruma, doğal kaynaklarının kullanımlarının öncülüğündegerçekleştirdikleri endüstri devrimlerinin ve sanayileşmenin sonucunda gelmişlerdir. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan
ülkeler ise doğal kaynaklarından daha verimli yararlanmanın ve sonucunda bu ülkeleri yakalamanın ve geçmenin hedefleri içerisindedir. Bunun için atılması gereken ilk adım ise ülkelerin kendi topraklarındaki doğal kaynakları (özellikle de madenleri)araması ve bunu en hızlı, etkili ve ekonomik şekilde çıkarıp işleme almasıdır. Dolayısıyla, bu makalede 2010 yılında yapılan mevzuat değişikliğinin; ruhsat sayısı, toplam alınan harç miktarı, arama ve işletme talepleri gibi anahtar parametrelerin üzerindeki etkileri analiz edilmektedir.
1. Doğal Kaynaklar
Doğal kaynakların gerek birey ve toplum yaşamındaki gerekse de ekonomi ve sanayileşme alanlarındaki önemibüyüktür. Ülke ekonomilerinin temellerinin madenlerde yatmasından
dolayı toplumların refah ve gelişmişlik düzeyleri ile madencilik faaliyetleri arasında çok yakın ilişkiler oluşmuştur. Günümüzde, gelişmişliğin göstergelerinden biri olarak nitelendirilen Demir – Çelik’in hammaddeleri, enerji hammaddelerinin %80’e varanı ve tarımın ana girdisi olan gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin %90’ı madencilik faaliyetleri sonucunda elde edilmektedir. Ayrıca yaşadığımız evlerdeki çeşitli araçlardan kullanıldığımız araba, bilgisayarlar ve telefonlara kadar tüm sanayi dallarının ürünleri, kullanılan donanımlar ve araçlar bile doğrudan veya dolaylı olarak maden ürünlerine ihtiyaç duymaktadır.

Türkiye’nin maden kaynakları, özellikle Avrupa ülkelerine kıyasla daha geniş yelpazeli ve çoktur. Her ne kadar şu ana kadarki arama faaliyetleri gelişmiş ülkelere göre yeterli olmasa da bor,toryum, linyit, mermer, krom, altın, gümüş, manyezit, nadir toprak elementleri, zeolit, trona, barit, feldspat ve sodyum sülfat gibi madenlerde, dünya maden potansiyeliyle karşılaştırıldığında,önemli miktarda rezerve sahip olduğumuz ve rekabet gücümüzün yüksek olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla, bu kaynakların işlenmesi ve bunlardan, önce yarı mamul, daha sonra mamul ürünlerin üretilmesi ve bu ürünlerin ilgili sanayi dallarında kullanımının
desteklenmesi gibi uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzü arttıracak önlemlerin alınması gerekmektedir.
Ülkelerin kalkınmasında ve ekonomik gelişiminde önemli yeri olan madencilik ve bütünleşmiş üretim sanayi, en büyük katma değeri yaratma kapasitesine sahiptir. Gelişmiş ülkelerde Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH)’da madenciliğin payı ABD’de %5, Almanya’da %4,0,Kanada’da %3,7, Avustralya’da %6,5, Rusya’da %22, Şili’de %8,5,Güney Afrika’da %6,5, Brezilya’da %3 iken bu değer Türkiye’desadece %1,5 düzeyindedir (TÜİK, 2013). Bu kadar önemli bir sektörün Türkiye’deki durumu ise kaynakların yoğunluğuna rağmen inişli çıkışlı bir eğilim izlemekte ve potansiyeli değerlendirilmemektedir.
Dolayısıyla bu durum Türk ekonomisini kötü bir şekilde etkilemekte, iç ve dış borçlanmayı artırmakta ve ekonomik istikrarsızlığa sebep olmaktadır. Bu sonuçların, ülkenin refah seviyesini ve ekonomik ve teknolojik gelişimini olumsuz olarak etkilemesi kaçınılmazdır. Bu yapının dışına çıkabilmek için Türkiye’nin madenlerini en hızlı, etkili biçimde araması ve ekonomik bir şekilde üretime alması ve bu yolla sanayinin ham ve ara madde ihtiyacının
karşılanması, dış ticaret açığının azaltılması gerekmektedir.2. Maden Ruhsatı Edinimi
5995 sayılı “Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna” göre Türkiye’de maden çıkarabilmek için gereken maden hakları, medeni hakları kullanmaya
ehil T.C. vatandaşlarına, madencilik yapabileceği statüsünde yazılı Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz şirketlere, bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ile müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile diğer kamu kurum, kuruluş ve idarelerine mali yeterliliği bulun gerçek veya tüzel kişiler ruhsat edinebilmektedirler.
Devlet memurları, diğer kamu görevlileri, Genel Müdürlüğün merkez ve taşra teşkilatında çalışan yevmiyeli ve mukaveleli personel arama ve işletme ruhsatı alamaz. Ayrıca yabancı uyruklu vatandaşlar ve T.C. Kanunlarına göre kurulmamış yabancı şirketler, Maden Kanunu kapsamında arama ve işletme ruhsatı alamaz. Ruhsatların kişi türüne göre dağılımı aşağıdaki tabloda görülmektedir(5995 sayılı Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun). Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilen ruhsatlara ilişkin ruhsat sahibi kişi türüne göre hazırlanan toplam ruhsat sayıları Tablo 1’de gösterilmiştir.

KİŞİ TÜRÜ RUHSAT SAYISI
Gerçek Kişi 5.473
Kamu Tüzel Kişiliği 536
Özel Hukuk Tüzel Kişi (Yerli) 15.197
Özel Hukuk Tüzel Kişi (Yabancı) 1.090
Genel Toplam 22.296

Çizelge 1. Ruhsat sahibi kişi türüne göre hazırlanan toplam ruhsat sayıları
(04.03.2014’te elde edilen veriler sonucunda oluşturulmuştur)

Herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin maden arama ruhsatı/ sertifikası alabilmesi için öncelikle ruhsat grubuna karar vermesi gerekmektedir. Müracaat aşamasında temel belirleyici unsur,
aranması düşünülen maden türünün hangi grup içinde yer aldığıdır. Bu hususta genelde jeoloji mühendislerinden yardım alınır.Mevcut kanunda I a, I b, II a, II b., III., IV.,  V., ve VI.  grup olmak üzere altı ruhsat grubu vardır. Müracaat edilecek gruba karar verildikten sonra öncelikle ruhsat alınmak istenilen alanın 1/25000 ölçekli paftasının ve ED 50 formatında 60’lik
koordinatları belirlenmelidir. Pafta sayısı ise dördü (tamamıdenizlerde kalacak şekilde yapılan III., IV. ve VI. grup ruhsatmüracaatlarında ise sekizi) geçemez (MİGEM, 2014 )5995 sayılı maden kanunu ile mali yeterlilik kriteri getirilmiştir.Mali yeterliliği olmayanların maden ruhsatı alma imkânı bulunmamaktadır.2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında yapılacak ruhsat başvurularında istenen mali yeterlilik miktarları aşağıda verilmiştir.Şekilde 1’de belirtilen II b., III., IV.,  V., ve VI. gruplarının genel tanımı aşağıda verilmiştir

II b. Grup madenler:
b) Mermer, Traverten, Oniks mermeri, Granit, Andezit, Bazalt,Diyabaz gibi blok olarak üretilen taşlar, boyutlandırılarak geometrik şekil verilen taşlar ile Kayraktaşı, Arduvaz, Tüf, İgnimbirit
ve benzeri dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlardır.

III. Grup Madenler: Deniz, göl ve kaynak sularında eriyik halde bulunan tuzlar, jeotermal, doğal gaz ve petrol alanlarının dışında bulunan Karbondioksit (CO2) Gazı, Hidrojen ve
Sülfürdür.

  1. Grup Madenler: Endüstriyel hammaddeler, Enerji hammaddeleri,Metalik madenlerdir.
    V. Grup Madenler: Kıymetli ve yarı kıymetli mineralleri içermektedir.
    VI. Grup Madenler: Uranyum, Toryum, Radyum gibi elementleri içeren radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler(5995 sayılı kanun).Bu gruplar için ön arama, genel arama, detay arama ruhsatıve işletme ruhsatı edinme prosedürü aşağıda açıklanmıştır.
    II (b) Grubu, III. ve IV. Grup madenler arama ruhsatı, V. Grupmadenler arama sertifikası ile aranmaktadır. I. Grup madenler için doğrudan işletme ruhsatı verilmektedir. Müracaatların
    talep harcı ile yapılması zorunludur. Müracaatlarda öncelik hakkı esastır. Arama ruhsat dönemi; ön arama, genel arama ve detay arama olmak üzere üç dönemden oluşmaktadır. Ön arama ruhsat süresi tüm gruplar için 1 (bir) yıl, genel arama dönemi II(b), III. ve V. gruplar için 1 (bir) yıl, IV. ve VI. Gruplar için ise 2 (iki) yıldır. II(b),III. ve V. gruplar için toplam arama ruhsat / sertifika süresi 2 (iki) yıl olup, söz konusu grup ruhsatlar için detay arama dönemi yoktur. IV. ve
    VI. gruplar için detay arama ruhsat süresi (1+1+1+1) 4 yıl olup, söz konusu grup ruhsatlar için toplam arama ruhsat süresi en fazla 7 (yedi)yıldır. Her arama dönemi sonunda ön / genel / detay arama faaliyet raporlarının verilmesi,asgari arama faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi zorunludur.Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde bir üst arama dönemine geçilebilmektedir.Aksi takdirde arama ruhsatı teminat irad kaydedilerek ruhsat iptal edilmektedir.

Arama ruhsat süresi sonuna kadar, tespit edilen madenin rezerv bilgilerini de içeren arama faaliyet raporu ile en az bir maden mühendisi tarafından hazırlanan faaliyet sonrası işletme alanının çevre ile uyumlu hale getirilmesini de içeren, işletme projesi ve talep harcının
ödendiğine dair belge ile müracaatta bulunulması halinde işletme ruhsatı hakkı doğmaktadır.
Arama ruhsat süresi sonunda işletme ruhsatı talebinde bulunulmayan arama ruhsatları, iptal edilerek teminatı ruhsat sahibine iade edilmektedir 3. Maden Kanunundaki Değişikliklerin Etkileri Birçok madenin varlığını yeterli düzeyde jeofizik, jeolojik etüd ile binlerce metre sondaj ve yoğun analiz çalışmaları yapmadan ortaya çıkarmak mümkün değildir. Bunun yanında, bu
çalışmalara ilişkin yapılan harcamalar sonucunda maden bulunacağının da bir garantisi yoktur. 2010 yılında maden kanununda yapılan değişikliler doğrultusunda,maden aramalarına ilişkin fiziki çalışmaların miktarında (harcamatutarları, jeolojik-jeofizik çalışmalar ve sondaj çalışmaları) kanunöncesine kıyasla önemli oranda artış gerçekleşmiştir. Önümüzdeki
yıllarda da bu trendin devam etmesi ve Türkiye’nin maden varlıklarınailişkin daha ayrıntılı verilerin elde edilmesi beklenmektedir.2010 yılında çıkan kanun ile getirilen düzenlemeler ve yükümlü-lükler sonucunda spekülatif amaçlı olarak ruhsatların eldetutulması zorlaşmıştır. Getirilen düzenleme ilearama dönemleri belirli bir kısma ayrılmakta ve her yıl
asgari harcama tutarından az olmamak üzere maliharcamaların gerçekleşmesi ve belgelenmesi gerekmektedir.Yükümlülükleri yerine getirilen arama ruhsatları, birüst arama aşamasına geçirilmektedir.Aksi durumlardaarama ruhsatları iptal edilmektedir.Uygulamada, üzerine
gerekli arama yatırımları yapılmayan ruhsatların iptal ya daterk edildiği gözlenmektedir. Sonuçta da arama ruhsatsayılarında yıllar bazında büyük ölçüde bir azalma olmuştur.Ruhsatların üzerinde ciddi yatırımlar yapacak, uzun soluklu birpozisyon ve planlama sahibi, ciddi bir ekibi ve risk sermayesiolan yatırımcılar ile spekülatif amaçlı kişile arasında belirginfarklar oluşmuştur. Aşağıdaki Şekil 2’de yıllar bazında ruhsatsayılarındaki değişim görülmektedir.2010 yılındaki değişiklikler doğrultusunda, ruhsatların iptal /terk edilmesi sonucunda arama ruhsatı (belirli bir alanda madenarama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen yetki belgesi)ve işletme ruhsatı (işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi içinverilen yetki belgesi) sayılarında 2010’u takip eden yıllarda yüksekmiktarda düşüşler olduğu görülmektedir. 2007 – 2008 yıllarında12.000 üzerinde takip eden arama ruhsatı sayısı 2010’da4.300’e kadar düşmüş, sonrasında ise 1.500’lerde seyretmiştir.Arama ruhsat sayılarının azalmasının ana sebebi, ilk müracaatharcı (6 kat) + teminat + harç bedellerinin toplamının, 5995 sayılıKanun öncesine göre kıyaslandığında yaklaşık 10 kat artmasıdır.Bunun yanında, 2010 yılında çıkan kanun değişikliği öncesinekadar 217,25 TL olan ilk talep harç miktarı, yeni kanundan sonra1.361,65 TL’ye çıkarılmış (Harçlar Kanunu Genel Tebliği, 2009) veyeniden değerleme oranları nispetinde artırılmak suretiyle2013 yılında 1.939,30 TL’ye, 2014 yılında da 2.016,00 TL’yeulaşmıştır. İlk talep harçlarındaki bu artış, toplam talep
harçlarında da önce artışı  neden olmuş, daha sonra datoplam talep harç miktarında hızlıca düşme görülmüştür.(Şekil 3) Aynı zamanda 2002’de 0,25 TLx ruhsat hektarı olan ve 2010’a kadar yıllık ufak artışlarla 1,63TL x ruhsat hektarı’na yükselen arama ruhsatı birim teminatları,2010 yılında yapılan değişiklikle 5,45 TL x ruhsathektarı’na çıkarılmış ve takip eden yıllarda ise arttırılmaya
devam edilmiştir. 2013 yılında 7,76 TL, 2014 yılında 8,05 TL xruhsat hektarı’na kadar ulaşmıştır. Ayrıca 2010 yılındansonra, birim değer ile birim alanın çarpımları sonucu elde
edilecek miktarın, 2010 yılı için 10.000 TL, 2011 yılı için 10.770TL, 2012 yılı için 11.875 TL, 2013 yılı için 12.802 TL ve 2014 yılıiçin 13.306 TL’den az olamaz ibaresi getirilmiştir. (Şekil 4)
2005 – 2006 arası yaşanan ruhsat sayılarındaki hızlı artıştansonra 2007 yılında ruhsat sayılarındaki artış trendi durmuşancak sonraki yıllarda yerini hızlı bir düşüşe bırakmıştır.
Toplam ödenen harç bedelide 2010’dan sonra hızlıcadüşmüştür. (Şekil 5) Harç adedine bakıldığında2008’e kadar bir yükseliş yaşanırken 2010’dan sonradüşüşe geçtiği görülmektedir.

Harç miktarına bakıldığında ise trendde bir değişiklikolmamıştır. (Şekil 7) Dolayısıyla tahakkuk edilentoplam harç miktarına bakıldığında kanun değişiklikleridoğrultusunda 2002 – 2010 yılları arasında az fakatsürekli bir şekilde artan harç miktarı, 2010 kanun değişikliğindensonraki yıl içerisinde %60’lık bir artış göstermiştir.Ayrıca önceki yıllardaki harç miktarları; çoğunlukla arama,ön işletme ve işletme ruhsatlarından oluşurken 2010’dansonra bu arama ve işletme ruhsatlarından elde edilmiş-tir. (2012 %15 arama ve %85 işletmeden oluşmaktadır).Bunun yanında iptal edilen ruhsat sayıları karşılaştırıldığında2010 yılı değişikliklerinden sonra iptal edilenarama ruhsatı sayılarında önce küçük çaplı bir yükselişsonrasında da keskin bir düşüş yaşanmıştır.İptal edilen arama ve işletme ruhsat sayılarının düşmesininana sebebi; ruhsata sahip olma toplam bedelinin yakla-şık 10 kat artmasıdır.Kurul İşlemleri: Madencilik yatırımları ile diğer yatırım çakışmasııkamu yararı bağlamında gidermeye dönük 5177sayılı kanun döneminde başlatılan uygulama, 5995 sayılı kanun ile daha da geliştirilmiştir.Böylelikle, Doğalgaz çevrim santralı, liman, havaalanı,HES, RES vb. yatırımların madencilik yatırımları ile ilişkisidaha düzenli hale getirilmiş, projelerin önü açılmıştır.(FinansGündem, 2013).

Son olarak, maden istihracı ile sağlanacak gelirden devletpayına düşen kısımda (devlet hakkı) da 2010 yılında değiştirilenkanun sonucunda, bazı gruplardaki devlet hakkı oranları-nın artırılması ve yıllık devlet hakkının o yıla ait işletme ruhsat harcındanaz olamayacağının kanunla hüküm altına alınmasındandolayı keskin bir artış görülmektedir

Sonuç
Bilinildiği üzere kendi kaynaklarını yok sayan ve kullanmayanbir ülkenin kalkınması mümkün değildir. Madenler,kalkınmanın temel unsurları arasında büyük önem taşı-makta ve yaşam seviyelerinin belirleyicisi olarak kabuledilen sanayi, enerji ve tarım sektörlerinin temellerini
oluşturmaktadır. Türkiye, sahip olduğu doğal kaynaklarbağlamında birçok ülkeye kıyasla çok daha şanslı olmasınarağmen şu ana kadar bu kaynakları yeterince iyiaramamış ve değerlendirememiştir. Arama çalışmaları,dünya madenciliğinde zirve yapmış Kanada gibi ülkelerinoldukça gerisindedir.

Madenlerin, ülkenin ekonomisi ve teknolojisiningelişimi, büyümenin hızlanması ve ülke refahınınartması açısından çok önem taşıması nedeniyle etkilibiçimde aranmasını, en kısa zamanda bulunmasını vekullanılmasını teşvik edecek planların yapılması ve varolan planların geliştirilmesi gerekmektedir.

2010 yılındaki maden kanun değişikliği ile ruhsat edinmeve ruhsatı tutma maliyetlerinin artması ve ruhsatların üzerinde ciddi yatırımlar yapılması gerekliliğinden dolayı arama ve işletme ruhsat sayılarındabüyük ölçüde azalmalar olmuştur. Arama dönemindeki ruhsatlarınspekülatif amaçlarla tutulması zorlaştırılmıştır. Finansmanyeterliliği olanlar ve kurumsal yapıları diğerlerine göre gelişmişolanlar bu alanda varlıklarını koruyabilmişlerdir.Arama ruhsatı ve işletme ruhsatı teminat bedelleri artırılmıştır.
Aynı şekilde ilk talep harçları, yıllık ruhsat harç bedelleri de artırılmıştır. Devlet Hakkı oranlarında da büyük ölçüde artışlaryapılmış, önceki döneme göre bu kalemde devletin gelirlerindeartış gözlenmiştir. Arama faaliyetlerinin özendirilmesi,ruhsat güvencesinin artırılması, bürokrasinin azaltılması,yasal,teknolojik ve idari önlemler ile arama ve işletme dönemiyatırım ortamının iyileştirilmesi durumunda önümüzdekiyıllarda yerli ve yabancı sermaye akışında ve maden ürünleriüretiminde büyük artışlar sağlanabilir.

Mehmet Toptaş
TUBİTAK Marmara Araştırma Merkezi
mehmet.toptas@tubitak.gov.tr
Selahattin Çimen
T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
Nevzat Kavaklı
T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

 

Kaynaklar
1. 3213 Numaralı Maden Kanunu, Kabul Tarihi: 4.6.1985. Resmi Gazetede Yayınlanma
Tarihi: 15/061985 (18785 sayılı).
2. 5177 sayılı “Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Kanun” Resmi Gazetede Yayınlanma Tarihi: 05/06/2004 (25483 sayılı).
3. 5995 sayılı “Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun” Resmi Gazetede Yayınlanma Tarihi: 24/06/2010 (27621 sayılı).
4. 60 seri nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliği. Resmi Gazetede Yayınlanma Tarihi:
31/12/2009.
5. Basol, K., Durman, M., Çelik, M. Y., 2005, Kalkınma sürecinin lokomotifi: Doğal
kaynaklar, Muğla Üniversitesi, SBE Dergisi Bahar 2005, Sayı 14.
6. Madencilik Sektörü Raporu (2002 – 2010) TMMOB Maden Mühendisleri Odası 36 s.
7. Yıldırım M. H., Maden sektöründe devrim gibi kararlar, Hüseyin Gökçe ile Finans
Gündem / Dünya Gazetesi. 21/01/2013.

 

Bu gönderiyi paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir